11 Aralık 2013 Çarşamba

Bugün kalbimi ...



"Bugün kalbimi eski bir plak gibi
Öyle çok tersine çevirdim ki"

[Didem Madak- İris'in Ölümü - Grapon Kağıtları- ikinci basım Sf. 51]


Bugünün şiiri buydu efenim. Gün boyu en çok aklımda geçen, zihnimde bir plak gibi takılıp dönen... Nedenini bilmem. Ya da düşünmek gelmez pek işime, hepsi mümkün. Ama bugün için bir şiir varsa işte bu.


Yazamadım kaç gündür, fena hastayım, yazamadığım gibi kitap da okuyamamaktayım, en beteri o. Ah bu hastalık! Dışarda kar kıyamet, ben tatil olacak mı diye bile beklemem gerekmeyecek bir lükse, sağlık raporuna sahibim, ama nicedir uğruna delirdiğim, bu boş, kıymetli vaktin içini dolduramıyorum. Sadece iğne olmak içi çıkıyorum evden, sabah ve akşam, ve geri kalan zamanı da son derece saçma sapan geçiriyorum. A total waste of time dedikleri...


Ne demeli? Buna ihtiyacım var belki? Belki... Ne çok belki var son zamanlarda hayatımda. Belki'ler üzerine inşa olmuş günlerim, acaba'larla sonlanıyor. Bu mu beni yoran? Belki de herkesi, hepimizi yıpratan.... Ne denir ki: belki...


Tekrar; pek sevdiğim, o kadar ki bazen yapma sıklığından utandığım bir şeydir. Biraz abartırsanız, ya da sizi yakından tanımayan insanlarla birlikteyseniz, tekrar kelimeleriniz tuhaf kaçabilir, hatta biraz salak bulunabilirsiniz. Hepsi imkan dahilinde, e garipseyeni de suçlamak pek zor. :)  Ama seviyorsanız bir şeyi, onda ısrar edersiniz, etmelisiniz.

Tekrarı severim ben, peş peşe gelen kelimeleri, bir daha söylenen cümleleri, vurguyu, hatta tutkuyu belki. Severim o terennüme benzer havasını, kulağımı okşamasını... Öyle.

Bugünkü hiçbir şey yapamama halini ve o kesif iç sıkıntısını tuttum bir yerde, unutmayacağım. Akşam üzeri bir kek yapmasaydım sanırım şu an çıldırmış olacaktım. Kek yapmak üzerine defalarca uzun yazılar yazabilirim ama şimdi söylemek istediğim: fırında pişen kekin anbean kabaran görüntüsünü izlemek adı henüz konmamış bir terapi olsa gerek. En tatlısından hem de.


Uyumalıyım. İşte yaptığım kekin fotoğrafı:




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder